VULVA KANSERİ

VULVA KANSERİ
Dış genital bölge kanserlerine vulva kanseri adı verilir. Sıklıkla karşılaşılan semptomlar kaşıntı, vulvada kitle, kanama, ciltte renk değişikliği ve ağrı olabilir. Daha çok 60 yaş üstünde ortaya çıkar ve semptomlar hastaların çoğunda tanıdan önceki 12 aydan fazla bulunuyor olabilir. Genellikle geç tanı alırlar. Risk faktörleri arasında diğer üreme organlarına ait premalign lezyonlar, sigara kullanımı, cinsel aktivite, genital kondilom (HPV enfeksiyonu), vulvar intraepitelyal neoplazi, obezite, diabet, hipertansiyon ve düşük sosyoekonomik düzey sayılabilir.
Vulva kanserinin tanısı biyopsi ile konur.

Tedavi olgudan olguya farklılık göstermekle birlikte vulva kanserinde tedavi asıl olarak cerrahi ve radyoterapidir. Özellikle erken evrelerde cerrahi tedavi tercih edilir. Vulva kanseri radyoterapiye oldukça duyarlıdır. Radyoterapi vulva kanserli olgularda cerrahi öncesi lezyonu küçültmek, lokal nüksü ve operasyon sonrası nüksleri önlemek amacıyla kullanılmaktadır.Vulva kanserinde erken evrelerde kemoterapinin yeri yoktur. Daha çok ileri evrelerde kontrol edilemeyen olgularda radyoterapinin etkinliğini artırmak amacıyla kullanılmaktadır.

HAMİLELİKTE MEMELERDE MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER

HAMİLELİKTE MEMELERDE MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER
GEBELİKTE GÖĞÜSLERDEKİ DEĞİŞİKLİKLER

Gebeliğin başlangıcından itibaren anne adayı göğüslerinde bazı değişiklikler hisseder ve görür. Bu değişikliklerden bazıları anne memesini emzirmeye hazırlamak için doğal bir süreçtir. Süt kanallarının büyümesine bağlı meme hacmi artar, memeler büyür ve hassasiyet gelişir. Göğüslerde ağırlaşma hissedilebilir. Sağ ve sol meme boyutları arasında fark oluşabilir. Meme cildi altında damarlar görünür hale gelebilir.

Göğüs uçları da gebelik boyunca büyür ve hassaslaşır, rengi koyulaşır ve kararır, koyu kahverengi renk alır. Bu koyulaşmayı gidermek veya azaltmak için herhangi bir şey sürülmez, hamilelik bitince hormonlar normale döndüğünde renk kendiliğinden normale döner.

Göğüs uçlarından gebelik sırasında az miktarda süt gelebilir. Kolostrum denilen bu başlangıç sütü berrak veya sarımsıdır. Göğüs uçlarından kanlı sıvı gelirse hemen doktorunuza başvurmalısınız. Göğüs uçlarının üzerinde küçük çıkıntılar oluşur (Montgomery tüberkülleri), bu çıkıntılar göğüs ucu sağlığını korumaya yardımcı olmak için yağ salgılar. Bu bölgeyi sabunla temizlemeden sadece suyla durulamalısınız.

MİYOM

MİYOM (MYOMA UTERİ) NEDİR?
Miyomlar rahim ve rahim ağzında görülen, rahim yapısında bulunan düz kas dokusundan gelişen selim (iyi huylu) tabiatlı tümöral yapılardır. Halk arasında “ur” diye adlandırılır. Myomlar bir bezelye tanesi büyüklüğünden basket topu büyüklüğüne kadar değişebilen boyutlarda olabilir. Genellikle yuvarlak ve pembemsi renktedirler ve uterus (rahim) içinde her yerde bulunabilirler. Myoma uteri veya uterin fibroid diye adlandırılır. Rahimde bulunan myomların her birine myom nüvesi denir.

20-35 yaş arasındadaki kadınların %20’sinde görülür. Yaş ilerledikçe, myom insidansında da artma olmaktadır. 35 yaş üzerindeki kadınların yaklaşık %40’ında myom vardır. Myomlara en çok 35-45 yaş grubu kadınlarda rastlanır. Ergenlik döneminde görülmesi çok ender bir durumdur. Rahimde myom olmasına rağmen gebelik de oluşabilir. Bu durumda, gebeliğin erken dönemlerinde yani ilk 3 ayında myom büyür. Daha sonra küçülebilir, değişmeyebilir veya büyümeye devam edebilir. Bunu önceden kestirmek zordur. Menopoz döneminde de myom görülme sıklığı düşüktür ve doğurganlık yaşlarında myom tanısı almış çoğu kadında menopoza girdiklerinde myom nüvelerinde küçülme izlenir.